Ömrünün büyük bölümü sürgünde; sürgünden döndükten sonrası ise Sovyet despotizmi altında geçen Peter Kropotkin’in aşağıdaki savunması, 1882 yılında bir suikast nedeniyle tutuklandığı mahkemede yaptığı konuşmadan alıntıdır. Kropotkin’in düşünceleri ve hayatı elbetteki çok uzun bir yazıyı hak ediyor. Ancak aşağıdaki konuşma bile; 8 Şubat 1921′de öldüğünde cenazesinde beş kilometrelik korteji oraya nasıl toplayabildiğinin ve bunun Sovyetlere… [Read more…]
İnsanın isyanı karşısında, devletin polisi nedir ki?
İç Mihrak’tan. Resmin tam hali için üzerine tıklayınız. Tek bayrak, kara bayrak!
Sevan Nişanyan’ın blogunda dolanırken ilginç bir tasarım grubuna rastladım. Anarşist görüşlü oldukları belli, hemşeriyiz İnanılmaz bir espri ve çizim yeteneğine sahipler. Burada gösterdiklerim bir kısmı. Ama neredeyse tüm çizimleri tek başına şaheser. Girin, görün. Tavsiye ederim. Bakmak için tıklayınız.
Aşağıdaki mektup, Karl Marx’ın Proudhon’a Almanya’da kurulan Komünist Birliğine katılması için yazdığı mektuba Proudhon’un verdiği cevaptır. Bu mektub, Anarşizm felsefesi ile Komünizm felsefesinin ortak paydaları bulunsa da birbirinden ayrı olduğunun tarihsel belgesi niteliğindedir. Karl Marks bu mektuptan sonra Proudhon’u acımasız biçimde eleştirmiş ve alaya almıştır. Komünist Birliği’ne daveti kabul etmeyip “ben otoriteye karşıyım; bu burjuvanın… [Read more…]
Aşağıdaki mektup, Karl Marx’ın Proudhon’a Almanya’da kurulan Komünist Birliğine katılması için yazdığı mektuba Proudhon’un verdiği cevaptır. Bu mektub, Anarşizm felsefesi ile Komünizm felsefesinin ortak paydaları bulunsa da birbirinden ayrı olduğunun tarihsel belgesi niteliğindedir. Karl Marks bu mektuptan sonra Proudhon’u acımasız biçimde eleştirmiş ve alaya almıştır. Komünist Birliği’ne daveti kabul etmeyip “ben otoriteye karşıyım; bu burjuvanın… [Read more…]
Ekim 16, 2009
1