Aşağıdaki yazı, Yılmaz Erdoğan’ın Aktüel Dergisi’nde “Yavrunu Bilinçlendir Bayan” isimli köşede yazdığı ve sonrasında başlığını kitap ismi olarak kullandığı yazıdır. Yılmaz Erdoğan, bu yazıları “Gürbüz Vural” takma ismiyle yazmıştır. Amacım hep komik şeyler yazmaktı… Hayatı çekilir kılmak için yanıma biraz mizah almıştım… Fazlasını size verecektim… Yolda yersiniz diye… Yaşarken… En kızdırıcı durumlardan bile kahkaha elde… [Read more…]
işte, der, insanoğlunun geçmiş hayatı bu. ve başlar bize maval okumaya. ninniler uydurup uyutur bizi dedelerimizin derin boşluklar içinde, uzun, zifiri karanlık hayatından. gösterir bize evvel zamanı, tek doğru, en güzel örnek, der. bakarsın gelecek günlerin farkı yok geçen geceden. senin tarih dediğin işte budur, alnında altı bin yıllık buruşuklar ve bir o kadar da… [Read more…]
işte, der, insanoğlunun geçmiş hayatı bu. ve başlar bize maval okumaya. ninniler uydurup uyutur bizi dedelerimizin derin boşluklar içinde, uzun, zifiri karanlık hayatından. gösterir bize evvel zamanı, tek doğru, en güzel örnek, der. bakarsın gelecek günlerin farkı yok geçen geceden. senin tarih dediğin işte budur, alnında altı bin yıllık buruşuklar ve bir o kadar da… [Read more…]
Aşağıdaki yazı, Aziz Nesin’in Medet dergisinde Marko Paşa dergisi (ya da “efsanesi”) ile ilgili yazdığı bir yazıdır. Ali Nesin tarafından Türkçeleştirilmiştir. Okurken gözlerinizde bir şeylerin tomurcuklanmamasına imkan yok. Aziz Nesin 1946 yılı Temmuz ayında Esat Adil Müstecabi, “Gerçek” adlı günlük bir gazete çıkarıyordu. Ben, bu gazetenin sekreteri ve köşeyazarıydım. Gerçek 25 sayı çıkabildi. Bigün,… [Read more…]
Aşağıdaki yazı, Aziz Nesin’in Medet dergisinde Marko Paşa dergisi (ya da “efsanesi”) ile ilgili yazdığı bir yazıdır. Ali Nesin tarafından Türkçeleştirilmiştir. Okurken gözlerinizde bir şeylerin tomurcuklanmamasına imkan yok. Aziz Nesin 1946 yılı Temmuz ayında Esat Adil Müstecabi, “Gerçek” adlı günlük bir gazete çıkarıyordu. Ben, bu gazetenin sekreteri ve köşeyazarıydım. Gerçek 25 sayı çıkabildi. Bigün,… [Read more…]
Öss notları - Kazanıp kazanmadığımı hala bilmiyorum. Televizyondan ve internetten sorulara baktım ama kafam öyle allak bullak ki hiçbir şeyi düzgün hatırlayamıyorum. Sınavın ilk 30-45 dakikası zaten tümüyle karanlık. İki hafta evvel geçirdiğim kalp krizi benzeri şey nükseder gibi oldu, gözetmenden izin alıp yüzüme biraz su vurunca geçti. İlginç. O tuvalet kokusuna rağmen. - Cumhuriyet… [Read more…]
Paltomu sırtıma atmış monotonlaşan ve bitmek üzere olan bir hayatın sonbaharındaki bir günü daha umarsızca harcıyordum. Sıradanlaşan bir kahvaltı; üzerindeki en lezzetli yiyeceklerin bile binlerce kez yenmiş olmasından doğan bıkkınlık; çayı koyan kişinin artık çocuklarımın annesi olmasından doğan yüce anlamdan başka anlamlarını uzun yılların sonunda kaybetmesi; bir ömrün bittiğine dair en somut işaretlerdi. Yelkovan vakit… [Read more…]
Şubat ayında esen sıcak rüzgarlar her bittiğinde gözlerimi yaşartan yaz aylarını anımsatıyor bana.. Bu ayların diğer bir özelliği de bittiğinde olduğu gibi hatırlandığında da yaşartması gözlerimi.. Çoğu sevdiğim uzakta yaşar benden ve belki de bu hep uzakta olanları sevmeyi aşıladı bana.. Uzaklara gideni özlemek ve onu hep hissetmek de uzaklara gitmeyi öğütledi bilinçaltıma. Böyle… [Read more…]
Eylül 27, 2009
1