Liberaller siyanürlü elmayı ne zaman ısıracak?

Posted on Şubat 11, 2011

0


Birbirine çok benzeyen iki hikaye dinlemek ister misiniz?

*

İkinci dünya savaşı yılları. Naziler bütün gizli mesajlaşmalarını Enigma denilen bir alet aracılığıyla gizlice yürüttüler ve bu gizlilik birçok alanda onlara başarı sağladı. 1920’lerden itibaren ticari amaçlarla da kullanılan enigma makinesini çözebilmek için birçok Amerikalı ve İngiliz matematikçi ve mühendis Betchley Park denen yerde toplandılar. Almanlar, bu makinenin Wehrmacht denen özel bir türünü kullanıyorlardı. Uzun çabaların sonunda bu seçkin bilim adamı heyeti enigma şifresini kırmayı başardı ve müttefik devletlerin elinde Nazilere karşı büyük bir avantaj oluştu. Bazı tarihçiler bu makinenin çözülmesinin savaşı en az bir yıl kısalttığını anlatırlar.

Bu özel enigma makinesini çözen grubun içerisindeki en önemli isim Alan Mathison Turing’tir. Turing, savaş esnasında ve sonrasındaki kısa bir süre boyunca bu başarısı nedeniyle kahraman ilan edilmiştir. Turing bilgisayar biliminin de kurucularından sayılır. Müttefik devletlerin görevlileri bir eşcinsel olduğunu bildikleri Turing’e savaş boyunca “tahammül” ederler. Ancak sonra işler değişir. Turing’e yönelik baskı, tehdit ve şantajlar artar. Sonunda Turing polise gidip tehdit edildiğini anlatır, nedeni sorulunca da eşcinsel olduğunu söyler. Sonra en utanç verici dönem başlar: Turing, eşcinsel olduğu için bir yıl boyunca östrojen iğnesi ile hadım edilmeye çalışılır. Aynı zamanda devlet için sürdürdüğü gizli görevlerden de kovulur. Bu muameleye ve savaş esnasında ona ihtiyaç varken gösterilen ilgiden sonra bu duruma düşmesine dayanamayan Turing, üzerine siyanür sürdüğü bir elmayı yiyerek intihar eder.

Müttefikler, savaş esnasında ona çok ihtiyaç duyduklarında Turing’in eşcinselliğini önemsememiş ve onu kahraman bellemişlerdi. Çünkü enigma şifresinin çözülmesi gerekiyordu ve emperyalizmin sonuç odaklı politikası doğrultusunda Turing’in eşcinselliği ya da muhalifliği ihmal edilebilir birşeydi. Ancak savaş bittikten sonra bu eşcinsel matematikçiye ihtiyaç kalmamıştı. Artık ona ihtiyaç yoktu ve ölüme terk edilebilirdi hatta öldürülebilirdi. Turing’in başına gelen Einstein’ın da gelmişti: Einstein’ın ateist ve komünist olduğu için ABD vatandaşlığından çıkarılması bile gündeme gelmişti!
Bir dönemin kahramanı, kısa bir süre sonrasının öldürülmeye layık insanı olmuştu.
*

2000’li yıllar. Türkiye içerisinde iki vesayet arasında geçen savaş yılları. AKP, bütün kişisel iktidar hesaplarında orduya, Kemalistlere, solculara ve buna benzer muhalif gruplara çarpıyor. 1920’lerden itibaren gizli ve ırkçı amaçlar için de kullanılan bu bloğu kırabilmek için çeşitli üniversite ve düşünce kuruluşları çevresinde birçok liberali ve “özgürlükçü” sosyalisti topluyor. Uzun çabaların sonunda bu seçkin ideolog ve aktivist grup bloğu kırmayı başarıyor ve iktidarın elinde Muhaliflere karşı büyük bir avantaj oluşuyor. Muhtemelen ileride bazı tarihçiler, liberallerin ve özgürlükçü sosyalistlerin bu çabalarının AKP’nin kendi diktatörlüğünü kurması sürecini en az bir yıl kısaltmış olduğunu söyleyecek.

Bu özel muhalif bloğunu kıran grubun içerisindeki en önemli isimler Liberallerdir. Liberaller, savaş esnasında ve sonrasındaki kısa bir süre kahraman ilan edilmişler, bütün televizyon ve gazetelerde yer bulmuşlar, fonlanmışlardır. İktidar, liberallerin “herkes için özgürlük” yanlısı tutumuna savaş boyunca tahammül eder. Sonra, savaş biter.

Peki ya sonra?

Eşcinsel matematikçi Turing’i ölüme sürükleyen süreç liberaller için de başlar. Önce iktidar güttüğü politikaları eleştiren liberalleri haşlar. Sonra, liberaller nedense eskisinden daha az medyada görünür olur. Süreç karşılıklı atışmalarla ilerler. Sonunda Türkiyeli liberallerin başbuğu Ahmet Altan, başbakan tarafından dava edilir. Süreç, liberal gençlik kuruluşlarının “Liberal-Muhafazakar İttifakı Bitiyor Mu?” gibi başlıklarla açık toplantılar düzenlemesine kadar gider.

Liberaller, 60 yıl önce eşcinsel matematikçi Alan Matthison Turing’in yaşadıklarını yaşamaktadırlar. AKP’ye entelektüel, sol ile savaşacak, tarafsız ve modern görünen bir entelciyans lazımdı. “Bu partiyi sadece dinciler desteklemiyor” diyebilmek için bir doneydi liberaller. Ancak artık liberallere ihtiyaçları yok. Çünkü savaş bitti sayılır. Artık kendi aydın sınıfları var. Artık kendi güçlü sermaye grupları var. Liberaller “insanlar görüşleri yüzünden görevlerinden atılmasın” derken devletin her kurumunda kadrolaştılar. Liberaller sivil vesayet geliyor diyenleri faşist ilan ederken polisi de ele geçirdiler. Liberaller iftira ve saçma sapan akıl yürütmelerle solculara saldırırken, AKP karşısındaki muhalefetin eriyişini izledi.
*
Bu kadar benzer giden hikayenin finali de bence benzemeli. Turing, bu onursuzluğa dayanamayarak üzerine siyanür sürdüğü elmayı yiyip intihar etmişti. Peki liberaller siyanürlü elmayı ne zaman ısıracak?

Posted in: Düşünce