Taraf'ın sansürü

Posted on Ocak 7, 2010

7


Hepsi birbirini taklit eden ve devletin pompaladığı ideolojiyi yeniden üretmekten başka bir işe yaramayan bir medya düşünün. Sonra bu medyaya her yönüyle farklı olacağını iddia eden bir gazetenin girdiğini düşünün.

Bu gazete; reklam verene bağlı olmamak için fiyatını ilk başlarda bir lira olarak belirlesin. Sonra tek tek bu ülkenin bütün tabularına dokunsun. Adının önüne Yüce Önder getirmeden ismi bile söylenmeyen adama yapılan eleştirileri dokuz sütun manşete taşısın.

Ordu ve derin devlet ile ilgili öyle haberler yapsın ki; devletin en koyu savunucularına bile “acaba?” dedirtsin.

Yetmesin; bize mutlu olmamız emredilen belirli gün ve haftaları bu gazete hiç takmasın. O günlerde normal bir ülkenin basını gibi davransın.

Bu gazeteyi desteklemez misiniz?

Sonuna kadar.

Ama bakın o gazete ne yapıyor?

Gazetenin en sevilen yazarlarından olan Sevan Nişanyan 21 Eylül tarihli yazısında şunları yazıyor:

“Şimdi diyorlar ki memlekete özgürlük geldi. Doksan seneden beri tabu olan şeylerden bile artık serbestçe bahsedebilirsin.

Ama bir de ne görelim? Bu sefer başka şeyler sansüre tabi olmuş. Orduya, devlete, Yüce Manitu’ya istediğini söyle serbest, ama iş İlkçağ Arap mitolojisini sorgulamaya geldi mi orada dur diyorlar.

Neymiş? Allah diye biri varmış, canı sıkıldıkça kitap yazarmış ama artık yazmamaya karar vermiş, pırpır kanatlı ulaklarla birtakım hazretlere mesaj iletirmiş, o hazretlere dil uzatan maazallah çarpılırmış. Bu hikâyelere istemesen inanma diyorlar, tamam, ama inanmadığını açık açık söylemen caiz değildir. Nedenmiş? Müslümanlar alınırmış!

Doğanın boşluk kabul etmemesi gibi, bu toprakların havası mıdır, suyu mudur, özgürlük kabul etmiyor herhalde.


***

Sonrasında, Nişanyan’ın kendi sanal hesabında açıkladığı olaylar gerçekleşiyor.

Yazıları ondan habersiz olarak kesilip biçiliyor.

Alenen fırçalanmaya başlıyor.

Bunu, Türkiye’nin en özgürlükçü gazetesi yapıyor.

Sebep? “Müslüman okurlarımız darılmasın.”

Sebep? “Tepki toplarız.”

Birilerini darıltmadan ve tepki toplamadan demokrat olabilmek mümkün müdür?

Taraf; bugüne kadar devlet, ordu ve Kemalizm ile ilgili yaptığı haberlerin herhangi birinde birilerini darıltmak ya da tepki toplamak gibi riskleri düşünmüş müdür?

Salman Rüşdi’ye ait “Şeytan Ayetleri” isimli kitap; Türkiye’de Bakanlar Kurulu kararıyla yasaklanmıştı.

Aziz Nesin; bu yasak üzerine kitabın Türkçe tercümesini o dönem gazete olan Aydınlık’ta yayımlamaya başladı.

Aydınlık; Doğu Perinçek’in gazetesiydi.

Bunu seyreden günlerde Madımak Yangını yaşandı.

Ne korkunç değil mi?

Karşımızda; Doğu Perinçek kadar bile demokrat olamayan bir yayın yönetmeni var!

Üstelik; köküne kadar demokrat olduğu iddiasında.

Taraf Gazetesi; Sevan Nişanyan’ı açık biçimde kovmuştur. Daha doğrusu yazı yazamayacak hale getirerek fiilen işten atmıştır.

Bunu, korkusundan falan değil; açıkça birilerine yaranmak için yapmıştır.

Taraf; “demokrasi ve özgürlük” konusunda samimiyetsiz olduğunu göstermiştir.

Bu korkaklığı; onun bugüne kadar yaptığı bütün haberlere şaibe düşürmüştür. Bu kadar korkaksanız; demek ki bugüne kadar ki cesur gösterilerinizde arkanızda korkmamanızı sağlayan bir gizli el var demektir.

Her neyse..

Bu gazeteyi ilk çıktığı günden bu yana alan, zaman zaman günde 4-5 tane alıp sağa sola dağıtan ve önünde nöbet bile tutan bir insan olarak ben artık Taraf denen gazeteyi almıyorum.

***

Bu sansüre karşı tepki vermek istiyorsanız siz de aşağıdaki bloglar gibi söz konusu yazıyı gündeme taşıyabilirsiniz:

http://www.5posta.org

http://www.ali.riza.esin.net

http://cengizchefikir.blogspot.com

http://www.seviyesizsiyaset.com

http://kenardan.wordpress.com/2010/01/08/sansurden-sansur-dogdu-sevan-nisanyan-olayi/

http://loverisloser.wordpress.com/2010/01/08/kendine-gel-taraf/

http://manaaramayin.blogspot.com/2010/01/taraf.html

Posted in: Genel