Yüzyıl öncesinden iki gazete haberi: Küçük Ayyaş ve Yumurta Hırsızı
İlk haberimizin tarihi 17 Aralık 1907. Samatya Yalıboyu’nda yaşayan bir içki bağımlısı Onik Ağa’nın akşam evde kurduğu içki masasında çocuklarına şaka amaçlı içki içirmesinin neticesinde küçük kızının “mini mini bir ayyaş” olması üzerine. İşin acı yanı; babası yüzünden ayyaş olan küçük kız doktor raporuna göre “tesir-i küül” ile vefat etmiştir.
İkinci haberimiz ise 21 Aralık 1907 tarihli. Habere göre; 20 Aralık günü saat on bir sularında Galata’daki bakkal Sabatay’ın dükkanına gelen şahıs dükkanın başında bir çocuğun olmasını fırsat bilerek yumurta çalmaya çalışır. Çocuğa “üç okka” soğan tartmasını söyleyip sepette duran yumurtaları birer birer cebine atar. O esnada dükkanın dışından Voyvoda polis memurlarından Hasan Basri Efendi’nin onu izlediğinin farkında değildir. Soğanı tartan çocuk, hırsızlığı fark etse de adamdan korktuğu için olsa gerek sesini çıkaramaz. Ancak, asıl işi kunduracılık olan ve Pangaltı’da çalışan Hayık isimli hırsız soğanını almadan dışarı çıkınca çocuk feryad koparır. O esnada Türk polisi Hasan Basri Efendi onu yakalar, bugünkiler gibi biber gazı sıkmaz tabii, aldığı gibi karakola götürür.
Uyanık hırsız ilk önce inkar etse de üzeri arandığında tam 15 adet yumurta, iki paket Adapazarı tereyağı ve 30 adet de resimli kartpostal bulunur. Sonra “itiraf-ı cürüm” eder ve Beyoğlu Mutasarrıfıyet-i aliyesine götürülür.
Görüldüğü gibi yüz yıl önce de hayat, bugünkünden farklı değildir.
Yukarıdaki haberlerin tam metni ise aşağıda;
“Küçük ayyaş ve Ebeveyne İbret”
Tercüman-ı Hakikat Gazetesi
Samatya’da Yalıboyu’nda bir hanede ikamet eden ayyaşinden yazması kalfası Onik Ağa, her akşam hanesine avdetinde mastıba-ı işreti kurarak işret ve dört yaşlarındaki kızı Mari’yi de karşısına alarak onunla mülatafa etmek itiyadında olduğu gibi merkum saika-i ser-mesti ile kafayı kirişledikçe kızına da ara sıra birer yudum içirir ve çocuğun tesir-i küül ile sendeleyerek yürümesinden zevk alırmış. Bu hal hayli zamandan beri devam etmiş olmalı ki çocuk bilmeyerek mini mini bir ayyaş olmuş ve dün akşam odada kimsenin bulunmadığı sırada pederinden bakiye kalan rakıyı kamilen içtikten sonra bitap bir halde yere serildiği görülmüştür.
Evladının böyle ani bir surette yere serildiğini gören validesi imdadına şitaban olmuş ve bir taraftan da ayyaş pederi doktora koşmuş ise de ne çare ki iş işten geçmiş ve gelen doktor çocuğun tesir-i küül ile vefat etmiş olduğunu söylemiştir.
Vakıa zabıtaya aksetmese üzerine Zaptiye Nezaret-i Celilesine malumat verilmiş ve Mari nezaret-i müşarünileyha etibbası tarafından da muayene olundukta rakının tesiriyle vefat eylediği tebeyyün etmesi üzerine defnine ruhsat verilmiş ve pederi derdest olunarak zabıtaca tahkikat icrasına ibtidar edilmiştir.
Yumurta Hırsızı
Tercüman-ı Hakikat Gazetesi
Dün saat 11 kararlarında Galata’da Doğruyol’da bakkal Sabatay’ın dükkanına bir şahıs gelir. Bakkal bu sırada bir iş için dışarıya çıktığı için kızını dükkanda bırakır. İşte bu sıralarda Beyoğlu’nda Pangaltı’da Bayır Sokağı’nda kunduracılık ettiğini beyan eden Hayık dükkana gelerek çocukta üç okka soğan ister. Acemi bakkal soğanı tartmakla meşgul iken Hayık da yanındaki sepette bulunan yumurtaları birer birer cebine nakletmeye başlar. Yumurtaların böyle nakl-i mekan ettiğini çocuk görür ise de korkmuş olmalıdır ki ses çıkaramaz.
Mamafih bakkalın karşısında nöbet bekleyen Voyvoda polis memurlarından Hasan Basri Efendi merkumun halini görerek tarassuta başlar. Hayık aşırdığı yumurtaları kafi görmüş olmalı ki ehemmiyetsiz bir şeyi vesile ile soğanları almadan dükkandan çıkar. Fakat bakkal bırakır mı? Feryadı koparır zaten herifin dükkandan çıkmasına intizar eden Hasan Basri Efendi de Hayık’ın yakasına yapışır. Voyvoda Karakol’una götürerek üzerinin taharrisinde on beş adet yumurta, Adapazarı tereyağından iki paket ile otuzu mütecaviz anahtar ve bir o kadar da resimli kartpostallar zuhur eder. Merkum isticvab olunur. Nihayet itiraf-ı cürüm eder. Merkum ba-jurnal Beyoğlu Mutasarrıfıiyet-i aliyesine götürülmüştür.



Son Yorumlar