Başlangıç > Düşünce > Emperyalist olmadan duramıyoruz!

Emperyalist olmadan duramıyoruz!

Haziran 7, 2009 Yorum yapın Yorumlara git

turkce_olimpiyatlariGaliba emperyalist istekler, hakimiyet düşüncesi, kültürünü hakim kılma isteği toplumların ortak bir içgüdüsü. Timsahların nehirlerin tek hakimi olma isteği gibi bir durum. Ama çok daha vahşisi bence.

Türkçe olimpiyadlarından söz ediyorum..

Aslında yapılan şey de garip bir durum yok. Bana ne daha doğrusu, bir cemaat dünya çocuklarına Türkçe öğretiyormuş. Türkçe ile İngilizce ya da Kürtçe arasında benim için motivasyon olarak hiçbir fark yok. Dünya’da Türkçe öğretiliyor diye sevinecek değilim. Buna sevinmek zaten demokrat olduğunu iddia eden kişilerin işi olmamalı. Ancak Türkiye’de nasıl ki sosyalizme bile ırkçı bir anlam yüklendi; demorkasi de aynı biçimde artık milli ve dini bir kavram. Demokrasi Allah’ın bir emri ve Osmanlı’dan bize miras kalan bir şey olarak algılanıyor.. Sosyalist düşüncenin geçemediği milli ve dini kırmızı çizgileri, demokrasi de geçemiyor. Milliyetçi eğitimin damarlarımıza işlediği yayılmacı anlayışı sosyalist düşüncenin bile geçemediği gibi, demokratik düşünce de geçemiyor. Vasıfsız, içi boş, “ama onların da Ermeni yazarı var” gibi bir şeyi indirgenmiş bir demokrasi tanımımız var. Türkiye’de yaşadığımıza göre bu çok normal.

Peki, dünya’da Türkçe öğretilmesinden duyduğumuz zevkin kökeni nedir? Kültürel mi, siyasi mi? Kesinlikle ikincisi; yani siyasi. Çünkü her ortalama düşünce gibi Türkiye liberal-demokratlığı da kendi kültürünü, kendi dinini, kendi örf-adetlerini ve hatta kendi vatanını “ana” ve “merkez” olarak görür. Bu yüzden Afrika’nın ortasında, Asya’nın bozkırlarında, Amerika’nın göbeğinde Türkçe öğretirken; Türkiye’de bu dillerden herhangi birini öğretme isteğinde bile değildir. Çünkü “amaç” bellidir: kültürel emperyalizm ve siyasi sonuçlar..

Biz bir imparatorluğun çocuklarıyız derler ya, öyle değildir. Türklerin Osmanlı imparatorluğu ile uzaktan yakından alakaları yok. Bu sonradan tarih yazımıyla bize belletilmiş bir şey. Biz Osmanlı’nın askere gönderip vergi aldığı, en az sadrazam çıkarmış, en fakir uluslarından biriydik. Ama Osmanlı’nın kültürel ve siyasi mirası sırtlarımıza bindi. Bu mirasın bilinçaltı etkisi; eski Osmanlı sınırlarını kaybedilmiş topraklar olarak görmek, Anadolu’yu ana vatan, İslam’ı ana-din, Türkçe’yi ana-dil gören bir enternasyonel yönetim kurma isteği oldu. Tüm dünyayı biz yönetelim, çünkü adaleti ancak biz götürebiliriz vs. gibi feodal dönemin adalet söylemleriyle ve “yeni Osmanlı biz olacağız” gazıyla yepyeni bir ideolojik muhafazakarlık inşa edildi Türkiye’de.

Bu yeni muhafazakarların bakıp mastürbasyon yaptığı bir pornografik unsur da işte bu olimpiyadlar.

Dünyanın her yerine yayılmışlığın, kültürünü her yere götürmüşlüğün, İslam’ın sözde adaletini ve müjdesini yaymış olduğunun bir göstergesi. Aynı zamanda milliyetçi ve Kemalist unsurlara göz kırpmak.

Tüm bunlar, bizim gibi bireyselleşmeyi getiren sosyolojik süreçleri yaşamamış ya da yaşamasına rağmen feodal dönemin değerlerini ideolojik anlamlar yükleyerek yenilemiş ve buna inanmış, sol-maddeci görüşlerin hakim olmadığı ülkelerde yaşanan olayların yalnızca Türkçe çevirisi.

Böyle ülkelerin hepsinde bir dünya hakimiyeti isteği ve bunun için çalışan birileri olur..

Böyle insanlar için her zaman kendi ataları dünyaya adalet götürmüştür. Böyle insanlar için dünya bugün kaos halindedir ve kurtaracak olan yine kendileridir.

Katoliklerin Opus Dei’si de böyledir, bizim Nur Cemaati de. İşin ilginci, ikisinin de liberallik ile arası iyidir. Tabii ki konjonktürel olarak. Örneğin Opus Dei’ciler Franco’yu, Pinochet’i desteklemişlerdi. Çünkü düşman ortaktı. Bugün de cemaat-liberal kardeşliğinin kökünde “müşterek düşman” korkusu var.

Bu yüzden hiçbir liberal “bana ne kardeşim dünyaya Türkçe öğretiliyorsa/ ben Türk değilim ki.” demedi. Türk liberali Ayn Rand’ı değil F. Gülen’i mürşid edindiğinden “Türklük ya da İslam benim ideolojik kimliğim değil. Dünyada hakim olmasını istediğim değer de değil.” diyemedi. Hiç kimse, bir liberalin ulus gibi bir değere sahip olamayacağını yazamadı. Liberal düşüncenin felsefi karşılığı olan objektivizmi bir kıstas olarak gösteremedi.

Çünkü düşman ortak..

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.