En yeni kutsal kitap: Bilgi Kitabı

Posted on Mayıs 6, 2009

156


kitap_20071020110717_79_3Bilinen ilk kutsal kitap, M. Ö 2000 yılında yazılmış Vedizm dinine ait Rig-Ved isimli kitaptır. Bu kitap, büyücülük şarkılarından oluşur ve Hindistan menşeilidir. O günlerden bu yana kutsal kitap bir gelenek olarak başka dinlerde de sürdü. Tam anlamıyla “kutsal kitap” olmasa da Mısırlıların “Ölüler Kitabı” adını verdikleri bir kitabı vardı. Bu kitap; birisi öldüğünde onun başında tıpkı bizdeki Mevlid okumaları gibi okunurdu. Kitabın içeriği; ölülere “öbür tarafta” ne yapması gerektiğini anlatan öğütlerden oluşuyordu. Ölüler Kitabı’nın içerdiği pek çok şeyle Museviliğe kaynak ettiği söylenir. ( Aynı zamanda bazı kaynaklar Musa’nın Akhenaton’un atonist generallerinden biri olduğunu söyler. Akhenaton’dan ayrıca bir yazıda bahsetmek lazım. )

Evrence kabul gören üç kutsal kitap var: Tevrat (bonus olarak Zebur), İncil ve Kur’an. Tevrat ve İncil ile Kur’an arasında yazılışı itibariyle farklılıklar vardır. İncil ve Tevrat şahitliklerinin ifadeleridir. Bu kitaplarda konuşan Tanrı ya da peygamberi değildir. Şahitlerdir. Hatta bazen şahitler bile değildir; bu kitapları yazanlar bazen dinin indirildiği peygamberi hiç görmemiş kişiler bile olabilir. Özellikle İncil, tümüyle bu şekilde oluşmuştur. (İncil’in nasıl oluştuğundan da ayrıca bahsetmek lazım. ) Kur’an’da ise kimi yerlerde unutulan “kaale” kelimesi nedeniyle konuşan kimi zaman peygamber gibi dursa da genel itibariyle konuşan kişi Allah’tır.

İslam son din olduğu iddiasındadır.

Ondan sonra ise pek çok din gelmiştir ve yine gelecektir de. Örneğin Bahailik, İslam’ın yaşandığı topraklarda doğmuş ve bugün oldukça geniş bir kitleye hitap eden bir dindir, gayet de evrenseldir ve “son din” olduğunun iddiasında değildir. Tersine, her zaman yeni dinlerin geleceğini iddia eder. Bununla birlikte “post-modern dinler” de son zamanlarda türemiş durumda ve bu dinlerin de kutsal kitapları var.

Bu furyanın bizim ülkemizdeki son temsilcisi ise Bilgi Kitabı. Temel olarak İslam inancını reddetmemekle birlikte onu yenilediği iddiasında olan bu kitap, 1981 yılında Vedia Çorak isimli bir hanımteyzemize inmeye başlamış. İnmeye başladıktan üç yıl kadar sonra da fasiküller halinde yayımlanmaya başlamış.

Vedia Çorak ve takipçileri bu kitabın Vedia Çorak’a Kozmik-Hiyerarşik-Sistem tarafından yazdırılmaya başlandığına inanıyorlar. Üstelik, bu kitabın misyonerliği de ciddi ciddi yapılıyor. Bir dönem kafelerde ücretsiz olarak çeşitli fasiküler ve tanıtım broşürlerini bırakıyorlarmış.

Bunlardan biriyle bir dönem anketör olarak çalışırken rastlaşmıştım. Yapanlar bilir, anket yapılacak kişi anket sahasında aranırken elde bir takım yaş ve ses (sosyo-ekonomik statü) kotası vardır. Aynı zamanda araştırması yapılan ürün her neyse ona dair kotalar da bulunur. Bazen, “35-46 yaşları arası, Coca-Cola Light’tan başka hiçbir içecek tüketmeyen, lise mezunu bayan” aramak ve onu yarım saat sürecek bir ankete katmak zorunda kalabiliyorsunuz. İşte böyle günlerden birinde; çok koyu bir göz makyajına sahip, uzun pelerin gibi siyah bir elbise giyen bir hanımefendiye yaklaştım. 45-50 yaşlarındaydı. Kota sorularını sordum ve benim kotama uymadığı için teşekkür edip gönderdim.

Tam giderken bana şöyle dedi:” Kozmozun gizli sırlarına vakıf olmak ister miydin?” Aslında bu soruya Forrest’in “Sen İsa’yı buldun mu?” sorusuna verdiği cevabı verebilirdim: “Bulmam gerektiğini bilmiyordum efendim.”

Öyle cevap vermedim. “Ne, anlamadım?” tarzı bir şeyler söylediğimi anımsıyorum. Sonra kadın biraz bilimsel, biraz mitolojik ve genelde saçma sapan şeyler söyleyip, bir de telefon numarası vererek uzaklaştı.

Kadının bahsettiğine göre vakıfları, yani Evrensel Kardeşlik Mevlana Yüce Vakfı gün geçtikçe büyüyormuş. “Armstrong uzayda ezan sesi duymuş” türünden bir dindar avuntusu olduğunu düşüneceğim ama, o sıralarda Eyüp’te açtıkları şubeye davet ettikten sonra böyle olmadığını, ciddi ciddi bu kitaba inanan insanların olduğunu anladım.

Kitabı, internet adresinden yani bilgikitabi.net’ten okuyabilirsiniz. Aynı zamanda kitap cemaatinin çalışmalarına lightmillenium.org sitesinden ulaşabilirsiniz.

Aslında olayın garip ve komik gelmesi çağımıza özgü bir durum. Artık böyle şeylere inanmıyoruz. Hasan Mezarcı’nın da mesih olduğuna inanmamıştık örneğin. Ancak aynı şeyleri birkaç bin yıl önce söyleyenlere epeyce inandık, hala da inanıyoruz. “Bana kozmik güçler kitap yazdırdı” cümlesinin gülünçlüğü çağımıza özgü. İnsanlara bu iddianın hiç de komik gelmediği öyle dönemler var ki. Galiba insanlığı böylesine etkileyen şeylerin kökenlerini biraz da ilk başladığı dönemlerdeki insanların sosyal psikolojisinde aramak gerekiyor.

Her neyse, kitap bu, din bu. “Kozmozun sırlarına vakıf olmak isteyen” arkadaşlarımız varsa vakıf olabilirler. Kozmozun en derin sırları bir tık uzağınızda.

Posted in: Düşünce