Atatürk Ekber, Atatürk Ekber: Atatürk için ezan bile yazmışlardı
Adana İl Maarif Müdürü Halil İbrahim Sevük, 1932 yılında M. Kemal Adana’ya geldiğinde anlattıklarını anlatıyor:
- Neydi o az kalsın Sezar’ı mağlup eden Goluva başkumandanının adı? Karışık çetrefil bir ismi var, ha: Versingetorisk! FRansız tarihlerine göre bu isim “bahadırların büyük reisi” demekmiş. Halbuki hecelerine ayrılınca ne olduğu kendiliğinden meydana çıkar. Birinci hecenin başından vavı kaldır, er kalır. İkinci hece senk yani cenk. Üçüncü hece torik, yani Türk. (Bekir Palazoğlu, Başöğretmen Atatürk, MEB Yayınları, 1991).
Gerçeği görmek bir zihniyet meselesidir. İnançlar ve gerçekler arasında aslında her zaman çelişkiler olur. İnsan, sorgulayan, araştıran bir varlık. Bu özelliklerine rağmen insanın “inanmak” gibi bir yanlış özelliği de var. İşte kendi ayağına kurşun sıkıp, ellerini kelepçeleyen şey de bu; üstün aklı’na rağmen.
Burada temel mesele; bir bilgiyi, durumu, nesneyi sağladığı faydaya göre doğru ya da yanlış olarak kabul etme felsefesi. Burada temel mesele; inanç üzerinden oluşturulan ve çok güçlü bir halkla ilişkiler değeri olan değerler.. Temeline belli bilgileri sağladığı fayda yönüyle koyan düşüncelerin; insanın bilmek ve anlamak eylemine karşı tutumu anlaşılabilir bir durum. Bu dinlerde epey var. Peki Kemalizm’de de var mı?
Yazının başındaki örnekte gördüğünüz üzere var. Ama sadece bu örnek değil. Kemalizm, bir din olarak 1930’ların edebiyatında da, siyasetinde de kendini gösteren en temel akım. Bu şekilde bir ibare ilk olarak Edirne milletvekili Şeref Aykut’un “Kamalizm Dini” isimli kitabında geçiyor. Şeref Aykut’un bu kitabı; Kemalizm’i bir din olarak görüyor. Burada önemli olan, bu adamın herhangi bir adam olmayışıdır. Bu adam bir mebustur ve Atatürk’ün mebusudur.
Kitabında şöyle diyor:
“Gençlik, Türklüğün dayangacı ve geleceğin biricik umududur…Onun inanını doldurmak, vicdanını doldurmak ister. Bu sebeplerdir ki, onu Kemalizm dininin hiç şaşmayan, şaşırmayan orunçlu ve coşkun tapkanı yapmak, onu bu kutsal, ulusal ve kurtarıcı dini olanca derinliği ve inceliği ile oydamlamak ister. Ta ki, Kemalizm dinine inanı artsın. İşte disiplin altında gençlik böyle olacaktır..”
Yazıda geçen “.. onu Kemalizm dininin hiç şaşmayan, şaşırmayan orunçlu ve çoşkun tapkanı yapmak … ister” cümlesi aslında her şeyi gayet net ortaya koymuyor mu? Kemalizm’in önerdikleri üzerinde asla tartışmamamız gerektiği, bunun bir “günah” olacağı, yaparsak yoldan sapacağımızı ima etmiyor mu? Benzer şeyler dinde de yok mu? Burada, Şeref Aykut gayet samimi olarak, hiç kıvırmadan “dinimiz” demiş. 2009 model Atatürkçülerin yapamadığı bu.
Ama, 2009 Model Atatürkçülerin yapamadığını Ruşeni Barkur isimli “Mustafa Kemal’in Milletvekili” insan evladımız yapmış. Bakın, Atatürk’ün okurken altına sıkça “Bravo, alkış, harika!” gibi notlar aldığı “Din yok, milliyet var” isimli kitabında neler demiş:
”Bizim kutsal kitabımız, bilgiyi esirgeyen, varlığı taşıyan, mutluluğu kucaklayan, Türklüğü yükselten ve bütün Türkleri birleştiren “ulusalcılığımızdır”. O halde felsefemizde din kelimesinin tam karşılığı ulusalcılıktır. Ulusunu seven, ulusunu yükselten ve ulusuna dayanan insan, her zaman güçlü, her zaman namuslu ve her zaman onurlu bir insandır”
Burada Kemalizm’in kendini dine alternatif gördüğü açıkça beliriyor. Dinlerdeki Tanrı “tapıngacının” yerine ise milliyet koyuluyor. Bu dinin peygamberi kimdir dersiniz?
Buna Vasfi Mahir Kocatürk cevap versin:
Peygamber, tanrısına duymadı bu hasreti
Vermedi bu kudreti tanrı, peygamberine.
Gazi’nin edebiyatımızdaki tek tasviri bu şekilde değil. Çok daha ileri gidenler, onu Tanrı yerine koyanlar, hatta adına mevlid ve ezan yazanlar da var. Buyurun örneklerine;
Dedi, ‘Üç kıta da olsun ona mülk.’
Mustafa nurunu alnına koydu,
‘Bil! Kemal’in nurudur, ol nur!’ dedi.”
Vakt erişti bin sekiz yüz seksene
Ger dilesiz, bulasız oddan necat,
Mustafa-yı ba-Kemal’e essalat!”
Ol Zübeyde, Mustafâ’nın ânesi
Ol sedeften doğdu ol dürdânesi!
Gün gelip oldu Rızâ’dan hâmile
Vakt erişti hafta ve eyyâm ile.
Geçti böyle, nice ay nice sene
Vakt erişti bin sekiz yüz seksene.
Merhaba ey baş halâskâr merhaba
Merhaba ey ulu serdâr merhaba!
Yukarıda okuduğunuz şiirin türü mevlid’tir. Bu mevlid; Mustafa Kemal için Behçet Kemal tarafından yazılmıştır. Behçet Kemal’in bir sohbetinde Atatürk’ün “sıfır nedir?” sorusuna “sizin karşınızda ben neysem; sıfır da odur” şeklinde cevap verdiği söylenir. İşte o Behçet Kemal, Mustafa Kemal’e mevlid de yazmıştır. Ancak bununla kalmamıştır; şiirlerinde “Atatürk’ü” ve ona nasıl taptığını hep anlatmıştır:
Kaç yıldır Türkçe’ydi Tanrı’nın dili
İnsana ne ilâh, ne de sevgili
Ne de ana-baba aratıyordu
Her an yaratıyor, yaratıyordu.
…
Yalakalık sınır tanır mı? İşte bakın; Behçet Kemal’in yalakalıkta hızını alamayıp Atatürk için yazdığı ezan:
Atatürk ekber!
Ancak O var Atatürk!
peygamber odur,
sanatkâr Atatürk.
Talihe hâkim,
zekâya önder,
doğma serdar Atatürk.
Bunları geçti insan büyüğü:
Kendi kadar Atatürk!
Atatürk ekber!
Atatürk ekber.
Bizde O var. Atatürk!
Ne evliya, ne de peygamber..
Halkına yar Atatürk!”
Ezan, mevlid.. Bir insan adına daha ne yapılmasını ister? Bakın Cumhuriyet Gazetesi’nden 05.08.1935 tarihli bir haber : “Atatürk yarım ilahtır. Türkler’in babasıdır.Hiçbir devlet şefi için hayatında bu kadar heykel dikilmemiştir.”
Herhalde hiçbir insan evladı için ezan da yazılmamıştır.. Ancak Kemalizm bir dinse, onun bir “amentüsü” yani iman şeklinin şartları da olmak zorundadır. Bir dönem devlet kuruluşlarına gönderilen Kemalizm dinin amentüsü ya da o dönemki bir karikatürde geçen adıyla “Türklüğün yeni iman şartları” ise şöyledir:
“Kahramanlık örneği olan ve vatanın istikbâlini yoktan var eden Mustafa Kemal’e, onun cengâver ordusuna, yüce kanunlarına, mücâhit analarına ve Türkiye için âhiret günü olmayacağına iman ederim.”
Şaşırdınız mı, o halde şu şiirlerle biraz daha şaşırın:
Burada uçtu İsa
Bülbül burada varsa
Hürriyet için öter.
Ne mucize, ne füsun…
Kabe Arab’ın olsun
Çankaya bize yeter.
Kemalettin Kamu
Bir gün olacaktır anıtın Türklüğe Kâbe.
Zindan kesilen ruhlara bir nur gibi doldun
Türk ırkının, en son, ulu peygamberi oldun.
Tutsak seni lâyık, yüce Tanrı’yla müsâvi
Toprak olamaz kalp doğabilmişse semâvî
Ölmez bize cennetlerin ufkundan inen ses
İnsanlar ölür, Türklüğe Allah olan ölmez!
Sensin ülkü tanrımız
Ey Türklüğün bütünü.
Dağların ardında sönüşü gibi
Millete can veren, vatan yaratan
Tanrının göklere dönüşü gibi.
Her zaman ırkıma büyük Baş Atam
Tanrılaş gönlümde, tanrılaş Atam!
Topladı avucunda yıldırımı, şimşeği
Yoktan var ediyordu tanrı gibi her şeyi
Yusuf Ziya Ortaç
Yürüyor, kalbimizin durduğu bir yolda değil
Kanlı bir göz yaşı nehrinde muazzam tabutun
Ey ilâhın yüce dâvetlisi, göklerden eğil
Göreceksin duruyor kalbimizin üstünde putun!
Faruk Nafiz Çamlıbel
On milyon bel, iki kat olmuşken eğilmeden
O’nda on beş milyonun boyu birden uzaldı.
Tanrı, peygamber diye nedir, kimdir bilmeden
Taptığımız ne varsa, hepsi ondan şekil aldı.
Faruk Nafiz Çamlıbel
Tanrı gibi görünüyor her yerde
Topraklarda, denizlerde, göklerde
Gönül tapar, kendisinden geçer de
Hangi yana göz bakarsa: Atatürk.
Halil Bedii Yönetken
Dikkat etmek lazım. Atatürk-taparlık bir edebiyat akımıdır. Burada birkaç kesitini sunduğum bu şiirlerden taranırsa eğer çok daha fazla örneği bulunabilir. Nasıl ki aynı dönemde yaşayan şairler arasında bazen aynı konuyu işlemek moda olur, 1930’lu yıllarda şiirimizde ana akım Atatürk’e tapmaktı.
Aydınlık olduğunu iddia eden bu düşünce; dine dair bütün kavramları birebir kopya etti. Peki neden? Çünkü dine özgü “kul kültürüne” birebir ihtiyaçları vardı. Bu da ancak tapınmakla meşru olabilirdi. Tapındılar, hiç durmadan tapındılar. Dört bir tarafa Atatürk heykelleri dikildi. Kitaplara “Atatürk’e hamd olsun” diyerek başlanıldı. Bu, bugün sürmüyor mu?
Sürüyor!
Hatta, tabii geçen zaman bu arkadaşlarımızı biraz daha bilimselleştirdi. Artık Atatürkçü düşünceyi matematik tabanında ifade ediyorlar:
Bakınoz, Uludağ Üniversitesi eski “rahibi” Mustafa Yurtkuran, “gerçeklere ve yaşam pratiğine dayalı “atatürkçü düşünce” hiçbir tartışmaya müsaade etmeyecek şekilde matematik formüllerle anlatılabilir ve anlatılmalıdır noktasından hareketle cumhuriyet kanunlarımızı düzenleyen atatürkçü düşüncenin niteliklerine formüler bir bütünlük kazandıracak matematiksel anlatımı gerçekleştirmeye çalıştım” diyerek Atatürkçü Düşünce’nin Matematiği olduğunu nasıl “ispat ediyor” :
Bağımsızlık İlkesi= Siyasi Bağımsızlık + Adli Bağımsızlık +Askeri Bağımsızlık +
Kültürel Bağımsızlık+f(t) Mali ve Ekonomik Bağımsızlık
Ulusal Egemenlik İlkesi= Bağımsızlık x Eşitlik x Hukukun Üstünlüğü
Cumhuriyetçilik İlkesi= Ulusal egemenlik x (Ulusal idare+Hür seçim)
Ulusçuluk İlkesi= Dil Birliği x (Kültür Birliği+Çağdaşlaşma Ülküsünde Birlik+Sevinçte ve Tasada Beraberlik )
Halkçılık İlkesi= Hukuk Önünde Eşitlik x(Yurttaşlık Hakları+Fırsat Eşitliği)
Devletçilik İlkesi=
+E(z,s) Ekonomi ve Sanayi
Devletin Ekonomi ve sanayideki konumu tamamen
sosyal ve güvenlik anlayışı doğrultusunda belirlenmiştir. Atatürkçü
Sosyal Devlet Anlayışı batı dünyasında ancak yirmi yıl sonra gündeme gelecektir.
Devrimcilik İlkesi = (Bilimsel Doğrular) x (tlim → yenilenme+ tlim → ∞ Gelişme)
Barışçılık İlkesi= Yurtta Barış, Dünyada Barış+Hazır Ol Cenge, İstiyorsan Barış ve Huzur
Akılcılık ve Bilimcilik İlkesi= (Bilimsel Doğrular) x(Bilimsel Yöntemler) x
(Olanaklar+Olasılıklar)
Laiklik İlkesi= (Devlet Yönetimine Dini Kuralların ve Görüşlerin Karıştırılmaması)
x (Toplumda Din ve Vicdan HürriyetininSağlanması) x (Din ve Mezhep Ayırımı Yapmadan
Yurttaşlara Eşit Yaklaşım)x (Devlet Yönetiminin veEğitiminin Akılcı ve Çağdaş Esaslara
Göre Düzenlenmesi
Atatürkçü Düşünce= LAİKLİK x (Ulusçuluk+Halkçılık+Devrimcilik+Barışçılık+Akılcılık+Devletçilik)
x (Ulusal Egemenlik+Bağımsızlık+Cumhuriyetçilik)
İşte Akıllı Tasarım diye ben buna derim!
Ne yazık ki, bu tapınma akımına katılmayanlar her zaman “vatan haini” diye anılır. Bu ülkede 301’ler, Atatürk’ü Koruma Kanunları bu yüzden vardır. Sadece bugün mü? Ne münasebet! Ulu Tanrımız’a biat etmeyenler her dönem için aforoz edilmişlerdir.
Sadi Maksudi Aral.. Sofra müdavimi, devrim profösörü. DenizBank yeni kurulacak o zamanlar, isim meselesine itiraz ediyor. “DenizBank” Türkçe’ye uygun değil diyor. Bunun yerine Denizcilik Bankası ya da Deniz Bankası olmalı diyor. Bankaya “DenizBank” ismini veren ise Atatürk..
Sonra ne oluyor biliyor musunuz?
Büyük bir öfkeye kapılan M. Kemal, aynı günün akşamı sofra misafirlerinden birkaçını seçerek radyoevine gönderir. Radyoda normal program iptal edilerek gece 2′ye kadar Arsal aleyhine sert konuşmalar yapılır. 28 Aralık’ta galiz bir uslupla yazılmış bir makale, bütün gazetelerde yayınlanır. Arsal “nankör”dür, “sahte diploma sahibidir”, “Türkçe bilmemektedir”, “Türk değildir”, “Türk gençlerini zehirlemektedir”. Arsal bir daha ne mecliste ne de sofrada görülür (Sadri Maksudi Arsal, Adile Ayda, Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları Türk Büyükleri Serisi, 1991, s. 76 )
Bu, bilinçli olarak başlatılmış bir akım.. Neye yaradığı gayet açık. Neye yaradığını Kazım Karabekir de gayet net açıklıyor:
Bir de Yakup Kadri’den dinleyelim:
Akıl tutulması! Bunca örnekten sonra Kemalizm için diyebileceğimiz tek şey bu! Akıl tutulması!
Not: Değerli aktarımları için sn. Bilal OĞUZ’a teşekkürler.



Mister No
Nisan 21, 2009
Bloknot: “Peki neden? Çünkü dine özgü “kul kültürüne” birebir ihtiyaçları vardı. Bu da ancak tapınmakla meşru olabilirdi. Tapındılar, hiç durmadan tapındılar. ”
Yazının bu kısmına kadar bunu düşündüm.Kul kültüründe yetişmiş insanların din yerine ikame ettikleri şey Kamalizm olmuş.
garip yolcu
Aralık 4, 2010
tamam birde olayı şu şekilde ele alalım. bu yazılanlar yanlış ve delili ve belgeleri mevcut deil. fakat yazıları okurken sen kendini görmüyomusun bu kemalizm denilen şeyi din olarak görüp üstüne üstün adına ezan lar mevlidler yazanların düşüncelerini. anlar başalarının üzerinde atalarının putunu dikmişler. bunlar yalan söylüyolar ama sen şimdi bu işi yapmıyomusn
. heryerde putunuz yokmu. önünne geçip kıpırdamadan o puta tapmıyomusunz.
atakan
Nisan 24, 2009
çok güzeldiç.özelikle şiirler
Alevi Erki
Mayıs 18, 2009
Ataturk herseyden once gonullerimizin yuce varligidir. Onu her haliyle seviyoruz, tek askimiz, tek inancimiz Ataturk’tur. Iyi ki dogmus Ataturk gibi bir cinar, devrilmeye yuz tutamayacak kadar kuvvetli ve dizginli.
cp
Mayıs 20, 2009
Alevi birader,
Bu kadar yazıyı okuyup çıkardığın sonuç bu mudur?
Yani “siz ne derseniz deyin ben Ata’ma taparım” diyorsun..
Ben de Hz. Ali, Hasan ve Hüseyin’i “çok derinden” seven biri olarak senin gibi “Allah” ı görmezden gelen Aleviler’i kınıyorum.
Neden adınıza Alevi diyerek gerçek Aleviler’i de zan altında bırakıyorsunuz ki? Alevilik kanla geçen bir şey midir? “Ateistim” ya da “Ataistim” deyin olsun bitsin.
Ayrıca insani ve makul ölçülerde herkes istediğini sevmekte özgürdür. İnsanın insana tapmasını normal görüyorsan da lütfen inancına Ali’yi karıştırma. O dünyada en sevdiği varlık olan peygambere sevigisini bile Allah’ın izin verdiği ölçüde tuttu. Kendini kaybedip tapınmadı peygambere.
“…devrilmeye yuz tutamayacak kadar kuvvetli ve dizginli.” sözün de edebi inceliğini göstermiş. Söylemeden geçemedim
olcay
Mayıs 22, 2009
arkadaş alevisİn nolmuş kürtsün nolmuş herkez insan.atamda böyle olsun istemiştir.MUSTAFA KEMAL ATATÜRK.
ali
Mayıs 22, 2009
öncelikle teşekkür ediyorum olayların böyle güzel örnekler ve açıklamalarla anlatıldığı için mantığı olan insanın burdan çıkarabileceği çok şey var. çıkarması gereken çok şey var ama hala görüyorum ki alevi erki denen şahıs ve belkide onun gibi bi çokları körü körüne hala bişeylere inanmaya devam ediyor…benimde söyleyeceğim bir şey var atatürkün az zamanda çok iş yaptığını atatürkçü olanlarda olmayanlarda bilir ve savunur yanlız gerçek şudurki ”az zamanda çok iş ancak ve ancak yıkımla olur” bu dünyanın bir kuralıdır ve atatürkün yaptığıda budur hatırlatmadan geçemedim tekrar teşekkürler…
aleviyim
Haziran 3, 2009
sacmalik bu tamamen uydurmasidir yabanci ülkelerin propagandasi biliyoruzki bazi sünniler atamizi sevmiyor bunlari gecelim bazi alevilerinde allaha inanmadigini ve muhammede inanmadigimizi saniyorlar aslinda bunlar tamamen oyun biz türk milleti olarak yeniliyoruz yabancilarin planlarina
bir alevi olarak eger bunlar gercekse ve atatürk zamanindaysa ben kinarim ve ata mata demem silerim allah tektir allahdan baska ilah yoktur muhammed e inanmiyanlarda müslüman degildir hz ali seven sevmeyen olabilir biz aleviler seviyoruz tapiyoruz ama muhammed in yeri cok baska yerde muhammedle ali kiyaslanamaz muhammed herzaman öndedir müslümanlar icinde aleviler icinde siz sünniler bizi yanlis anladiniz ve hala anliyorsunuz bizi müslüman bile saymiyorsunuz oda sizin islediginiz GÜNAHTIR
tuncay
Ekim 28, 2010
bu ne yaa muhammet sa öndedir falan muhabbete bak. adını söylediğin kişi alemlere ümmet HZ peygamber muhammet sall.aleyhi.sellem efendimiz. o ne sırf sünnilere ne başka başka ırklara gönderildi. o tüm insanlığa gönderildi.dikkat ! Nedir o alevilik malevilik hıristiyanlık yahudilik .ALLAH katında tek din vardır oda müslümanlıktır.zaten MÜSLÜMANLIK ALLAHIN kainatı yönetmesinin öteki adıdır. DİN de borçluluk bilincidir yaratılmış oalanlar yani mahlukat herşeyini ona ALLAHA BORÇLUDUR.
aleviyim
Haziran 3, 2009
bu arada ben fazla okumadim göz gecirdim sadece konuyu baliklama atladim biraz
nesrin
Temmuz 8, 2009
atatürk kü keşke yaşarken görseydim
nurtrn
Temmuz 22, 2009
inanılmaz atatürk keşke yaşasa onun elinden öpsem
Alevi Erki
Temmuz 24, 2009
Bana “birader” diye hitap eden sahsi muhataba dahi almayi luzumlu gormuyorum; oncelikle bunu netlestirelim. Cp mahlasiyla akli sira bir Turk’e Turkce dersi verecek olan bu akli-evveli kendi haline birakirken diger kisilere cevap vermemin mantiken daha saglikli oldugunu dusunuyorum.
Benim sahsi kanaatim Mustafa Kemal’in sevenleri olarak bizlerin onu yuceltmeye hakkimiz oldugu ve ona ovguler dizmeye’de sonsuzca hakkimiz oldugudur. Bunu engelleyebilecek ya da sekteye ugratabilecek hic bir kuvvet yoktur. Bugun kimse Ataturkcu kesimin Mustafa Kemal Pasa’yi bir “ilah” – “peygamber-kurtarici” olarak varsaydigini iddia edemez. Tam tersine boyle bir iddia’da bulunmak aklini kullanamamaktir’ki idraktan uzak kisilerde vuku bulan bir durumun oznel yansimasidir bu; yani kisacasi psikolojik bir vakadir. Birakin Mustafa Kemal’e dusman olmayi; onun sevenlerine’de sarih olarak dusman olundugu gozlemlenilmektedir. Sizinde taniklik ettiginiz uzere benim “siradan” bir sevgi yorumuma karsin aldigim “tepki cevaplari” duzeysiz olmustur.
Bagnaz, kultursuz, soplisist dinci kusaklarin cagcil yasalarin duzenlenmesine karsi olduklari besbellidir. Bu insanlar sabah-aksam Kur’an’in okutulmasindan yana olup, Musluman olmayanlarin dahi zor gudulerek Islamilestirilmesini istemektedirler. Onlar baski rejimini; butuncul (totaliter) bir devlet istemektedirler. Onlara “gelin, konfederal bir rejimin yapilanmasi icin gayret sarfedelim”, derseniz size tepkileri agir olur. Hic “seriat” dururken herkesin yorumunu dile getirebilecegi, fikir-gorus bildirebilecegi; sesini duyurabilecegi bir devletsel yonetim isterler’mi? Size tek bir sozum olacak, o da bu insansilarin isteklerini Allah’in dahi karsilayacak durumda olmadigidir; bunlar dupeduz Tanricilik oynayarak akillarinca kimini dinsiz, kimini cehennem atesinde yakacaklarini ve kiminde dindar olduguna karar verebileceklerini zannetmektedirler, iste bunlar Hz. Muhammed’in ve Muhammedi kesimlerin kati dusmanlaridir.
Bana “ate”-”ateist” yani “tanritanimaz”-”dinsiz” diyerek sozde yazilarini “saldiri ve Alevilere kin” yoluyla temellendirecek olanlar tabiyatlari geregi onyargilidirlar; kan almalarina karsin hala kan istemektedirler. Alevileri hunharca katlettikleri gibi yuzlerinde daima adice bir gulumseme olur, hic ciddiyet tasimazlar, sadizme egilimleri oldugu icinde zevk duyarlar.
Alevi Erki
Temmuz 24, 2009
Bu sahsiyetsizlerle ilgili bir kitap yazacak kadar bilgi sahibiyim ama ustteki cevabim onlara simdilik kuduz asisi gibi gelecektir ve yatismalarini umuyorum.
http://www.facebook.com/bir.s.masali?ref=profile
tuğçe
Ağustos 8, 2009
Başlıkta ki yazı “Atatürk ekber” dikkatimi o kadar çekti ki.. Ezanda geçen Allah-u ekber (en büyük olan Allah) kelimesi,nasıl özelleştirilip te Atatürk’ün sıfatına uydurulur. Neyse ki ekber kelimesi en büyük fakat eşi ve benzeri olandır.Camii’lerde okunan ezan da geçen Allah-u ekber aslında Allah-u kebir olmalıdır fakat bunu çoğu kişi hala bilmez.Ve hocalarımızda halen daha Allah-u ekber diye bağırıp dururlar.. Kebir; arapça’da eşi ve benzeri olmayan,en büyük anlamına gelmektedir.
Bir ayette ne güzel dile getirmiş yaratanımız… ” ne kadar da AZ DÜŞÜNÜP,ARAŞTIRIYORSUNUZ..”
ALLAH-U KEBİR
furkankucuk
Ağustos 12, 2009
Allah-u Ekber sözü Allah en yüce varlıktır en üstün varlıktır anlamındadır. Bir insanın bir insana tapmasını kavrayabilmiş değilim. Gözle görülürz bir varlık. Gözünün önünde duruyor. Ama Allah görünmüyor ona tapmam diyenlere de anlam veremiyorum. Görünmemesi demek yok olduğu anlamına mı gelir. Aklı, havayı, dünyadan çıkmadığımız sürece uzayı, diğer galaksileri göremiyoruz. Ama varlığını biliyoruz. Evren sonsuzdur dendiğinde kim kanıtlayabilir? Ama öyle olduğu bilinir. Burada esas olan elle tutulur bir varlığa tapmak değil elle tutulur mucizevi kanıtlar sunana tapmak daha mantıklıdır diye düşünüyorum. Atatürk herkes gibi bir insan. Unutmayalım ki bu ülkeyi kurtaran sadece Atatürk değil bu ülkeyi Seyid Onbaşılar, Sütçü İmamlar, şehit olan milyonlarca genç Türk delikanlıları, evlatlarını kınalayıp vatan aşkıyla onları savaşa göndererek kurban eden analar ve isimsiz pek çok kahraman kurtardı. Atatürk bu kahramanlardan bir kaç isimli olanı sadece. Evet belki o olmasaydı ülke kurtulamazdı. Onun için atama her zaman şükran borçluyum. Unutmayalım ki Türk Milleti tarihte bir çok kez esaret ve himaye altına girmiştir. Ancak her birinden Türk’ün özgürlük ve vatan tutkusu ağır bastırmış ve bağlı olduğu zincirleri kırmıştır. Atatürk’e tapanlar hiç mi düşünmezler Atatürk’ü bu milleti kurtarmak için yüce bir varlığın bu ulu önderi yeryüzüne gönderdiğini. Hiç mi düşünmezler ki vatan aşkıyla şehit olsa bile silahını bırakmayıp kefensiz gömülen binlerce kınalı kuzuyu…
xxx
Ağustos 25, 2009
ne cahil insanlasınız siz ya.. hala körsünüz.. yazılanlar herseyi o kadar açık nlatmıs ki.. ama at gözlüklü gençlik bunu görmemekte ısrarlı.. kendi içinizde boğulmussunuz resmen.. ne savunduğunuzu bile bilmiorsunuz.. birileri atatürkçü, birileri de atatürkten geçinio..tek gerçek uyutulan gençlik..
Kalem ve Onur
Eylül 7, 2009
Sinir ve acıma hissi ile okudum. Bu adamların kurduğu bir devlette yaşıyoruz.
Teşekkür ederim, AEO. (Ata’ya Emanet Olun.)
misafirr
Eylül 14, 2010
haklısın dostum ya…batıl bir dinin altında ne acı…
Alevi Erki
Eylül 8, 2009
Kendi adina konus xxx (ismin manasiz\iceriksiz).
Kendi cehaletini saklamak icin insanlara iftira etme. Bu arada kendi-kendine sinirlenen Kalem ve Onur mahlasli ‘arkadas’; sizofreni tanisi konmus olmasa dahi bir doktora gorunmeni tavsiye ederim.
Bir insan onder kabul ediliyor ve ona sevgi duyuldugundan ovguler diziliyor diye Allah’iniz incinmesin! Herkesin dini kendine; her koyun kendi bacagindan asilir! Madem o kadar muslumansiniz; “ne seytan tanirim, ne de peri cin; konusan insanim; gorsunler beni! Diyorum sizin gibi Allah’la yatip Allah’la kalkan; zihinlerinde tekrarlaya tekrarlaya kafayi yeyip Ramazan’da oruc tutmayanlara saldiran yobazlara ibretlik olsun diye! Tuh Allah belanizi versin; yazik sizlere yazik! Dilegim o’durki kendi inandiginizin sizi cezalandirmasidir! Allah’in laneti uzerlerinizde olsun!
Amin.
Mahmut Kerimoglu
Eylül 10, 2009
Türk gencligi yillar boyunca beyin yikamaya, yalanlamaya, inkara yönelik egitim sayesinde su anda tam anlamiyla acinacak bir halde. Dünyanin hicbir ülkesinde (Afrika ülkeleri de dahil) bu denli ufku kapali, at gözlüklü genclik yok. Aciyorum desem yalan olur, cünkü maddi imkanlar mevcut, acin okuyun internetiniz de var, müstahaksiniz beter olun.
Sinirli Vatandaş
Ekim 23, 2009
Yazının ana fikri neymiş? “Kemalizm akıl tutulmasıdır.”
Peki bu yargıya nereden varılmış? “Atatürk’e yalakalık yapanlar varmış.”
“Naçiz bedeninin toprak olacağından” bahsedecek, yapılan onca hizmet ve devrimlerin asla “şahsi” değil “milli” bir başarı olduğunu her fırsatta vurgulayacak kadar mütevazi bir lideri, bir avuç serseri yalaka anlamadıysa, kabahat Atatürk’ün ve Kemalizm’in mi yani?
Asıl acınası, at gözlüklü, dogmatik bakış budur.
Şeyhinin sümüklü mendilini yiyen, cinci hocasının asla tuvalete gitmediğini iddia eden softaların sermayesiyle kurulan gazetelerin köşelerinde askeriyeden bile katı bir hiyerarşisi olan tarikatlar için “sivil toplum örgütü” diyen fırsatçı beslemelere bakıp, Fransız Devrimi’ni yaratmış liberalizm için de toptan “akıl tutulması” mı diyeceğiz o halde?
O kadar ıkındınız da, çıka çıka bu mu çıktı azizim?
küçükkabaca uğur
Ekim 31, 2009
burada sen sadece atatürkü övmüşsün–ötesi yok–
“kabe arabın olsun
çankaya bize yeter”
misafirr
Eylül 17, 2010
cehennemde de kurtaracak mı atan….dünyada kurtardı
mustafa
Mayıs 27, 2010
bu konu burada kapanmıştır.
la ilahe illallah muhammeden resulullah.
mustafa
Mayıs 27, 2010
bu konu burada kapanmıştır.
la ilahe illallah muhammeden resulullah.
oguz
Mayıs 28, 2010
Güzel paylaşımlarınız için çok teşekkürler.Hayranlıkla okudum birçok yazınızı.Bu konu ile ilgili olarak ise şunu söylemek istiyorum, sanırım bu kadar emek bu kadar ilahlaştırma çabası boşa gitmemiş.Bu bağnazlık seviyesindeki körü körüne, bilgisizce cahilce bağlılığı bir kara çarşaflı gösterince hepimiz ona yobaz diyoruz.Halbuki yobazlık sadece çağdaş insanlar gibi giyinmekle yüzeysel olarak onları taklit etmekle değil, çağdaş insanlar gibi düşünmekle, araştırmakla, gerçeklerle yüzleşmekle engellenebilir.
Özgür
Haziran 16, 2010
Bırakın artık ATATÜRKLE UĞRAŞMAYI… Eğer Atatürk’ü sevmiyorsanız, o ve onun önderliğinde vatanı uğruna cephelerde savaşan bunca insanımızın, şehit olan dedelerimizin gayretleri sonucunda KAZANILAN TOPRAKLARDAN DEFOLUN GİDİN. Madem ki ATA ya bu kadar kininiz var , o zaman u ülkenin topralarını kullanmayın, suyunu içmeyin arkadaşım.. Müslümanız diye geçinen çapulculara şunu soracam. : Bizim dinimizde ölmüş insanın arkasından kötü söz söylemek , konuşmak yazıyormu ???
Yaw siz nasıl bir müslimansınız,i nasıl bir insansınız ki bu kadar geri zekalı oluyorsunuz. Yada olmayı becerebiliyorsunuz .. Eğer ATATÜRK ve onun askerleriyle kazınılan ve bu ülkede yaşamayı hazmedemiyorsanız, ve bu ülkenin düşmanlardan kazanılmasında Atatürk ün önderliği olduğundan dolayı ATA ya bir düşmanlık benimsiyorsanız, onu çekemiyorsanız o zaman gidin İRAN da, Irak ta yada ne bileyim ATATÜRK ün heykellerinin olmadığı , onun adı geçmeyen bir ülkede yaşayın. Ama inanın ki bu sizin için çok zor olacaktır. Bugün Polonyada yaşayan bir hıristiyan genç bile ATATÜRK e saygı duyuyor onun yaptığı başarıları biliyorsa İŞTE O ZAMAN SİZİN barınabileceğiniz bir toprak yok …
misafirr
Eylül 8, 2010
la ilahe illallah muhammeden resulullah butun sahte ilahları reddet diyor allah sizlerse allaha ortak koşuyorsunuz şirk yapmayın artık şirk yapanlar kafirlerin ta kendisidir kafirlerde ebedi cehennemliktir
ali
Eylül 11, 2010
Hasan RUA kimdir?
İsmi, Hasan Rua Demiroğlu.
Kronik Muhalif haber sitesi yazarı. Aynı zamanda Kronik Muhalif dergisi editörü ve yazarı.
1990 doğumlu, bir kısmını Derin Düşünce ve Kronik Muhalif isimli internet sitelerinde yayımladığı yazıları burada topladı..
Ne okur?
Ayşe Hür, Murat Belge, Sevan Nişanyan, Ahmet Altan, Engin Ardıç, Yıldıray Oğur..
Ayn Rand, Richard Dawkins, Georges Politzer, Bertrand Russell, Proudhon.
Necidir?
Bireyci-anarşist. Darwinist.
Blog Hakkında:
Bu blogun hiçbir iddiası yoktur. “İYİ YAZI OKUTMAK DOĞRU BİLGİLERİ VERMEK GİBİ BİR İDDİAYA DA SAHİP DEĞİLDİR!!..” Hepsi bu kadar arkadaşlar.. Bir konu hakkında yorum yapılmadan önce yapılması gerekem bilginin gerçek olup olmadığıdır.. Yazarımız edindiği bilgilerin kaynağını versin araştırıp bulalım acaba söyledikleri DOĞRU BİLGİ mi? Çünkü kendi sayfasında blok hakkında bu bilgiler verilmiş.. http://hasanrua.wordpress.com/hakkimda/
a
Eylül 17, 2010
Hayat, sahte kutsallığı kabul etmez. Peygamberler dahi kendilerini kutsallaştıranları ve put haline getirenlere sert tepki göstermişlerdir. Tarih boyunca kendini ilah haline getiren veya getirilen şahsiyetler tarihin çöp sepetlerine atılmıştır.
Realizm hareketini başlatanlar ütopyacılığın üstadları oldular.
oğuzhan kantürk
Kasım 10, 2010
Boşa akıl yormaya,mantık yürütmeye gerek yok.İnsanlar istediği şeye inanmak ve tapmakta özgürdür.Her gün namaza çağıran ezanı işitmiyorlarmı? Her yapılan bir işin görülecek hesap günü vardır.Sizin dininiz size bizimkisi bize .Sizin gibi bizde bekleyenlerdeniz.YÜCE Kuran-ıKerimi YÜCELER YÜCESİ ULULAR ULUSU bizi yoktan var eden yoktuk ol dedi olduk.ALLAH
oğuzhan kantürk
Kasım 10, 2010
Boşa akıl yormaya,mantık yürütmeye gerek yok.İnsanlar istediği şeye inanmak ve tapmakta özgürdür.Her gün namaza çağıran ezanı işitmiyorlarmı? Her yapılan bir işin görülecek hesap günü vardır.Sizin dininiz size bizimkisi bize .Sizin gibi bizde bekleyenlerdeniz.Daha evvel yoktuk o ALLAH’ki ol dedi olu verdik…………………………
Gerek yok
Kasım 15, 2010
Bu kadar yazı yazılmış bu kadar yalanla iftira edilmiş bir adamın bunu yazan kişinin atalarının ingilizler, fransızlar ve diğerleri tarafından tecavüz edilmesinden kurtardığını düşünmek çok acı veriyor. Bazen diyorumki keşke bıraksaydıda bu gibi iftira şeyleri yazanın ecdadlarını bir fransız becerseydi. şimdi bu kişi bu yazı yerine hristiyanlık propagandası yapan ne idüğü belirsiz bir insan olacaktı ama farkında değiller.
Kemalist
Kasım 21, 2010
Kemalizm bir din değildir.Ama hayatta sadece dinden ibaret değildir.Ayrıca yukarıdaki yazıya çok uzun uzun yorumlar yapardım fakat hiç gerek yok. Yazıyı yazan dangoz ve Bilal Oğuz dangalağının gerçekleri bir an önce anlaması ve artık Mustafa Kemal Atatürk’ü rahat bırakıp bidaha yazı falan yazmamasını diliyorum…
Kemalist
Kasım 21, 2010
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK